Tarımın doğaya zarar verdiği düşüncesi yaygın olsa da, İrlanda’daki başarılı bir proje bunun tersini kanıtlıyor. Çiftçiler ve bilim insanları iş birliği yaptığında, hem biyoçeşitlilik hem de tarım gelişebiliyor. Peki bu nasıl mümkün oluyor?
İrlanda’nın Burren bölgesi, kendine özgü kireçtaşı habitatı, zengin yaban hayatı ve yüzlerce çiftçisiyle biliniyor. Türlerin hızla yok olduğu, habitatların kaybolduğu ve kirliliğin arttığı günümüz doğa kriziyle mücadelede, tarımın rolü sıkça tartışılıyor. Birçok çevre savunucusu tarımı sorunun bir parçası olarak görse de, sosyal bilimcilerin yaptığı araştırmalar farklı bir tablo çiziyor.
Geleneksel Yöntemler Neden Başarısız?
Birleşik Krallık gibi ülkelerde, hükümetler yıllardır çiftçilere doğayı restore etmeleri ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaları için milyarlarca sterlin ödeme yaptı. “Kırsal Alan Yönetimi” veya “Sürdürülebilir Tarım Teşviki” gibi programlar, çiftçilere çiçekli çayırlar ekmek gibi eylemler için finansal teşvikler sunuyor. Ancak bu programlara yüksek katılıma rağmen, biyoçeşitlilikteki düşüş devam ediyor.
Araştırmacılara göre bunun temel nedeni, bu programların genellikle tepeden inme ve reçete gibi olması. Çiftçilerin kendi arazileri hakkındaki derin, nesiller boyu aktarılan yerel bilgileri genellikle göz ardı ediliyor. Bilimsel uzmanlığa dayalı genel kurallar, her çiftliğin kendine özgü koşullarına uymuyor. Çiftçiler, hangi eylemleri yapacaklarını seçebilseler de, çözümleri kendi arazi bilgilerine göre uyarlama esneklikleri çok az. Ayrıca, yapılanların başarısını veya başarısızlığını bildirecek tutarlı izleme mekanizmalarının eksikliği, çiftçilerin değerli bilgilerinin göz ardı edildiği hissine kapılmasına neden oluyor.
İrlanda Modeli: BurrenLife Programı
AB tarafından finanse edilen BurrenLife projesi ise tamamen farklı bir yaklaşım benimsiyor: İş birliği ve yerel bilgiye saygı. Bu programda:
- Ortak Tasarım: Çevresel hedefler, bilim insanları/danışmanlar ve çiftçiler tarafından birlikte belirleniyor. Danışmanlar çiftliği çiftçiyle birlikte geziyor, çiftçi araziyi iyileştirmek için neler yapabileceğini anlatıyor, danışman da buna göre bir çevre planı oluşturuyor.
- Esneklik: Çiftçiler her yıl hangi eylemleri yapacaklarına kendileri karar veriyor.
- Sürekli Destek: Yerel danışman ofisi sayesinde çiftçiler her zaman destek alabiliyor ve geri bildirimleri teşvik ediliyor.
- Katılımcı İzleme: Çiftçiler, diğer çiftçilerin eylemlerinin izlenmesine de katılıyor.
Başarının Sırrı ve Sonuçlar
Bu model, çiftçilere doğa koruma eylemlerini sahiplenme olanağı tanıyor. Çiftlik ziyaretleri, yıllık incelemeler ve geri bildirimlerle yerel bilgilerin paylaşılması teşvik ediliyor ve bu bilgi bilimsel uzmanlıkla birleştiriliyor.
Sonuçlar oldukça etkileyici:
- Habitat kalitesinde büyük iyileşmeler sağlandı.
- Katılımcı çiftçiler arasında uzun vadeli davranış değişikliği teşvik edildi.
- Maliyet etkinliği kanıtlandı: 10 yılda harcanan 12.3 milyon Euro’ya karşılık, 32.8 milyon Euro değerinde habitat ve peyzaj iyileştirmesi elde edildi.
Gelecek İçin Dersler
Renew projesi kapsamında İngiltere’de yapılan araştırmalar, BurrenLife benzeri esnek, çiftçi merkezli ve sonuç odaklı yaklaşımlara güçlü bir talep olduğunu gösteriyor. Elbette, bu modelin başka yerlerde başarılı olması için her bölgenin kendine özgü çevresel ve kültürel özelliklerine göre uyarlanması gerekiyor. Ayrıca, bazı çiftçilerin hala çevre programlarına şüpheyle yaklaştığı gerçeği, projelerin başlangıcında ortak yaratım sürecinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
Bu araştırma, çiftçilerin aktif katılımı ve yerel bilgilerinin değerinin anlaşılmasıyla, tarımın doğa krizinin çözümünde önemli bir rol oynayabileceğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.