Okul Kaygısına Yeni Bakış! Eğitim Reformu GEREKİYOR!
  1. Anasayfa
  2. Bilim

Okul Kaygısına Yeni Bakış! Eğitim Reformu GEREKİYOR!

İngiltere’deki psikologlar, eğitim sisteminin okula gitmekte zorlanan veya “okul reddi” yaşayan çocuklara yaklaşımını acilen değiştirmesi gerektiğini savunuyor. Uzmanlara göre, her çocuk için okula dönmek doğru çözüm olmayabilir ve sistemin kendisi sorunlu olabilir.

Son aylarda okul devamlılığı rakamları sıkça gündeme gelirken, bir grup uzman, okul stresi yaşayan çocukların ve ailelerinin deneyimlerine yeterince odaklanılmadığını öne sürüyor. Psikologlar Abigail Fisher ve Naomi Fisher ile ebeveyn ve yazar Eliza Fricker’ın yazdığı yeni kitap “Okul İşe Yaramadığında Ne Yapabiliriz?” (What Can We Do When School’s Not Working?), eğitimcilere bakış açılarını değiştirmeleri için çağrıda bulunuyor.

Yazarlar (ikisi psikolog, biri okul kaygısı yaşayan bir çocuğun ebeveyni), eğitim destek çalışanlarını, okul yönetimlerini ve yerel otoriteleri, çocukları okula gitmeye zorlamanın her zaman en sağlıklı yaklaşım olmadığını kabul etmeye çağırıyor.

Okul Kaygısına Yeni Bakış! Eğitim Reformu GEREKİYOR!

Suç Çocukta mı, Sistemde mi?

Kendisinin de okul stresi yaşadığını belirten klinik psikolog Naomi Fisher, sorunun genellikle çocuk veya ailede arandığını, ancak okullardaki koşulların yeterince sorgulanmadığını vurguluyor: “Çocukken bana ‘okul fobik’ deniyordu. Şimdi ise ‘duygusal temelli okuldan kaçınma’ (EBSA) gibi terimler kullanılıyor. Her iki terim de sorunun okulda olup bitenlerden ziyade çocuğun tepkisinde olduğunu varsayıyor.”

Fisher, “Bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Kanıtlar, birçok çocuğun onlar için yarattığımız okullarda gelişemediğini ve öğrenemediğini gösteriyor. Çocuklarımızın duygusal ve davranışsal tepkilerini, sistem üzerine önemli bir geri bildirim ve değişim için bir itici güç olarak görmeliyiz,” diyor. Yazarlar, “okul reddi” gibi terimlerin suçu çocuğa yüklediğini belirterek, bunun yerine “okula devam etmekte zorlanan” veya “okul temelli stres yaşayan” çocuklar ifadesini kullanmayı tercih ediyorlar.

Okul Kaygısına Yeni Bakış! Eğitim Reformu GEREKİYOR!

Zorlamak Çözüm mü? Alternatifler Gerekli mi?

Kitap; araştırma, klinik pratik ve yaşanmış deneyimlere dayanarak, okula devam konusuna farklı açılardan yaklaşıyor ve bu zorlu alanda gençlere ve ailelerine farklı yaklaşımlar sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda profesyonellere, bu zorluğu yaşayan ailelerin ve gençlerin deneyimlerini anlama fırsatı vermeyi hedefliyor.

Yazarlar, okula gitmeyen gençlerin öğrenme fırsatlarından yoksun kaldığını ve sıklıkla başarısız olarak etiketlendiğini belirtiyor: “Bu gençler genellikle okulda çok kötü deneyimler yaşamışlardır ve kendilerini değersiz veya yetersiz görmeyi öğrenmiş olabilirler.”

Kitap, İngiliz hükümetinin devamsızlığa karşı sıkı önlemler almayı tartıştığı bir dönemde yayınlandı. Ancak yazarlar, okula devamı birincil hedef olmaktan çıkarıp, bu çocuklar için başka nelerin işe yarayabileceğini düşünmenin zamanının geldiğini savunuyorlar. Özellikle eve ve okula gitmeyi tatsız hale getiren zorlamanın, kronik strese ve tükenmişliğe yol açabileceğini, bu durumda okula dönmemenin ve alternatif eğitim yolları aramanın en iyi seçenek olabileceğini belirtiyorlar.

“Okulun herkes için, özellikle orada çok mutsuz olan veya başarısız olanlar için daha iyi sonuçlar yaratması pek olası değil… Okul binası sihirli özelliklerle dolu değil. Herkes orada öğrenemez ve bazıları için her gün gitmelerinde ısrar etmek, öğrenmelerini engeller,” diyorlar.

Okul Kaygısına Yeni Bakış! Eğitim Reformu GEREKİYOR!

Çözüm Önerileri: Psikolojik Olarak Sağlıklı Okullar

Yazarlar, çözüm olarak sadece devamlılık rakamlarına değil, bütüncül refaha odaklanan, psikolojik olarak daha sağlıklı okul ortamları yaratılmasını öneriyorlar. İş birliği ve ilişkilere dayalı bir kültürün önemini vurguluyorlar. Ayrıca, risk altındaki çocuklar için işbirlikçi açık uçlı projeler veya ilgi alanlarına dayalı programlar gibi müdahalelerin kullanılabileceğini belirtiyorlar. Yazarlara göre, bu değişimi yapmak, test puanlarına odaklanan mevcut eğitim kültürüne karşı cesaret gerektiriyor.

Sonuç olarak kitap, okula gitmekte zorlanan çocuklara yönelik toplumsal yaklaşımın değişmesi gerektiğini, onlara erişilebilir öğrenme fırsatları sunulmadığında kötü sonuçlar alındığını ve “okulun öğrenmenin tek yolu olduğu” ısrarının birçok genci eğitimden dışladığını savunuyor.

https://doi.org/10.4324/9781003437871

Yazı Kaynakları
What Can We Do When School’s Not Working?
Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir